Otizmde erken iletişim işaretleri: konuşmadan önce nelere bakılır?

Konuşma, iletişimin son basamağı. İşaret etme, ortak dikkat ve karşılıklı etkileşim gibi konuşma öncesi becerilerde hangi işaretler değerlendirme gerektirir?

Ailelerin çoğu, çocuğun konuşmaya başlamasını bekler ve endişeyi ancak konuşma gelmeyince fark eder. Oysa konuşma, iletişim gelişiminin başlangıcı değil sonucudur. Ondan önce gelen bir dizi beceri vardır ve otizm spektrum bozukluğunun erken işaretleri çoğu zaman tam olarak orada görünür.

Bu yazıda, konuşmadan önceki basamaklara bakmayı ve hangi işaretlerin değerlendirme gerektirdiğini anlatmaya çalışacağım.

Baştan bir not: buradaki hiçbir madde tek başına tanı anlamına gelmez. Otizm spektrum bozukluğu tanısı çocuk psikiyatrisi tarafından konur. Dil ve konuşma terapistinin işi tanı koymak değil, iletişim becerilerini değerlendirmek ve bu alandaki desteği yürütmektir.

Konuşmadan önce gelen basamaklar

Bir çocuk "su" demeden çok önce, şu becerileri kazanır:

Ortak dikkat

Çocuğun bir nesneye bakması, sonra size bakması, sonra tekrar nesneye bakması. Bu üçlü hareket, "ben bunu görüyorum, sen de gör" demenin sözsüz hâlidir ve dil gelişiminin en güçlü öncüllerinden biridir.

İşaret etme

İki tür işaret etme vardır ve ayrımları önemlidir:

  • İsteme amaçlı: İstediği şeye işaret eder. Genellikle daha erken gelir.
  • Paylaşma amaçlı: İlginç bulduğu bir şeye, siz de görün diye işaret eder. Bu ikincisi, otizm değerlendirmesinde daha ayırt edici bir işarettir.

Sadece isteme amaçlı işaret eden, ama hiç paylaşma amacıyla işaret etmeyen bir çocukta bu fark dikkate alınmalıdır.

Karşılıklı etkileşim çemberleri

Siz bir şey yaparsınız, çocuk tepki verir, siz o tepkiye karşılık verirsiniz. Her tur bir "çember"dir. Tipik gelişimde bu çemberler hızla uzar; çocuk arka arkaya onlarca tur sürdürebilir hâle gelir.

Taklit

Jestleri, sesleri ve eylemleri taklit etme. "Ce-ee" oyunu, el sallama, alkışlama gibi.

Gösterme ve getirme

İlgi duyduğu bir oyuncağı size getirip göstermesi. Bu, isteme davranışından farklıdır — bir şey talep etmiyor, deneyimini paylaşıyor.

Değerlendirme gerektiren işaretler

Aşağıdaki işaretler yaş aralıklarına göre gruplanmıştır. Bir veya birkaçının bulunması, bir uzmana başvurmak için yeterli sebeptir.

12 ay civarında:

  • İsmiyle seslenildiğinde tutarlı biçimde dönüp bakmıyorsa
  • Agulama ve ses çıkarma azaldıysa ya da hiç olmadıysa
  • El sallama, işaret etme gibi jestleri kullanmıyorsa
  • Göz teması kısıtlıysa

18 ay civarında:

  • Henüz hiç anlamlı kelime kullanmıyorsa
  • İlgi duyduğu bir şeyi size göstermek için işaret etmiyorsa
  • "-mış gibi" oyunlar oynamıyorsa (bebeği besleme, telefonla konuşuyormuş gibi yapma)
  • Basit yönergeleri anlamıyorsa

24 ay civarında:

  • İki kelimeyi bir araya getiremiyorsa
  • Duyduğu kelimeleri anlamını kullanmadan tekrarlıyorsa
  • Yaşıtlarıyla oyuna ilgi göstermiyorsa
  • Oyuncaklarla oynamak yerine onları sıralıyor, döndürüyor ya da bir parçasıyla takıntılı biçimde ilgileniyorsa

Her yaşta, istisnasız:

  • Kazandığı kelimeleri ya da becerileri kaybettiyse

Bu son madde en önemlisidir. Gerileme, hiçbir yaşta beklenen bir dalgalanma değildir ve gecikmeden değerlendirilmelidir.

"İşitmesi normal, öyleyse duyuyor"

İsmine tepki vermeyen bir çocukta ilk akla gelen işitme sorunudur ve bu doğru bir refleks — her değerlendirmenin ilk adımı odyolojik kontrol olmalıdır.

Ancak işitme normal çıktığında sürecin bitmediğini bilmek gerekir. Otizmde, ismine tepki vermeme işitmeyle değil, sosyal uyaranlara yönelme eğilimindeki farklılıkla ilgilidir. Çocuk sesi duyar; ama ismi, ona dönmeyi gerektiren bir uyaran olarak öne çıkmaz.

Terapi konuşmayı mı hedefler?

Hayır — en azından ilk hedef bu değildir.

Sık karşılaştığım bir beklenti şu: "Konuşsun yeter." Anlaşılır bir beklenti, ama çalışmanın çıkış noktası bu olamaz. Ortak dikkat, sıra alma ve karşılıklı etkileşim kurulmadan kazandırılan kelimeler çoğu zaman ezberde kalır; çocuk kelimeyi bilir ama onunla iletişim kurmaz.

Bu yüzden ilk hedef iletişimi başlatmaktır. Çocuğun kendini ifade edebileceği güvenilir bir yol kurulduğunda, hem yaşadığı çaresizlik hem de buna bağlı davranış güçlükleri azalır; konuşma için gereken zemin de hazırlanmış olur.

Görsel destek konuşmayı geciktirir mi?

Bu, ailelerin en çok kaygılandığı konulardan biri: "Karta bakarak isteyeceğini öğrenirse, hiç konuşmaz mı?"

Araştırmalar bunun tersini gösteriyor. Alternatif ve destekleyici iletişim yöntemleri konuşmanın gelişimini engellemiyor; birçok çocukta iletişim baskısını azaltarak sözel gelişimi destekliyor. Çocuk, isteğini iletebildiğini fark ettiğinde iletişim kurma motivasyonu artıyor.

Görsel destek bir son durak değil, bir köprüdür. Sözel beceri geliştikçe kademeli olarak azaltılır.

Erken müdahale neden bu kadar önemli?

Beyin gelişiminin en esnek olduğu dönem yaşamın ilk yıllarıdır. Bu dönemde başlayan destek, sonraki yıllarda başlayan destekten belirgin biçimde daha verimli sonuç verir.

Ama "erken" kelimesi bir baskı unsuru olarak okunmasın: geç kalınmış bir yaş yoktur. Her yaşta başlayan çalışmanın kazanımı vardır; yalnızca erken başlamanın getirisi daha yüksektir.

Ne yapmalı?

Endişeniz varsa yapılacak sıra genellikle şudur:

  1. Odyolojik değerlendirme — İşitmeyi kontrol ettirin.
  2. Çocuk psikiyatrisi başvurusu — Tanı süreci buradan yürür.
  3. Dil ve konuşma değerlendirmesi — İletişim profilinin çıkarılması ve destek planı.

Bu üçü birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Ve hiçbiri için diğerinin sonucunu beklemek zorunda değilsiniz — süreçler paralel yürütülebilir.

Emin olamadığınız bir şey varsa, sormak beklemekten her zaman daha iyidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel değerlendirmenin yerine geçmez. Çocuğunuzla veya kendinizle ilgili bir endişeniz varsa bir dil ve konuşma terapistine başvurmanızı öneririz.

Bir endişeniz mi var?

Yazıdaki bilgilere dayanarak karar vermek yerine, durumu birlikte değerlendirelim. Ön görüşme için randevu oluşturabilirsiniz.

Randevu talebi oluştur
WhatsApp